YENİ Parti’nin (Özgür Özel’in gösterdiği kişisel eforun da katkısıyla) burjuva muhalefet adına iyi bir performans sergilediğini söylemek yanlış olmaz. Düzenlenen miting sayısı ve mitinglere kitlesel katılım oranı, yapılan açıklama, toplantı ve konuşmaların yoğunluğu azımsanamazken, kitlelerle hemhal olması ve gördüğü ilgi, sergilediği performansın inkâr edilemez kanıtlarıdır. Yürütülen muhalefet, YENİ Parti veya Özgür Özel’e demokratik mana yüklemez. Bilakis iktidar emeli uğruna verilen klasik burjuva muhalefet niteliğini aşmaz. Böyle de olsa, adres ve umut arayan kitlelere ‘’çalınacak kapı’’ olma pozisyonuna geçerek öne çıkmış, kitleleri şemsiyesi altında toplayıp manivela etmeyi başarmıştır… YENİ Parti’ye duyulan bu ilgi, onun izlediği siyaset ve siyasi meziyetlerinden ziyade, ‘’yeni’’/‘’yenilik’’ gibi kavram ya da argümanların kitlelerde karşılık bulup önemli bir çekim merkezi oluşturmasından ve Erdoğan sulta iktidarına karşı önlenemez biçimde yükselen toplumsal tepkinin başka bir muhatap bulamamasının ürünüdür ya da ürünü olarak YENİ Parti’ye kerhen ikamet etmeleridir…

Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti’nin yürüttüğü muhalefet ve sergilediği siyasi performans, burjuva niteliğinden bağımsız olmak kaydıyla, hakkı temsil edilmesi gerekendir. Teslim edilmesi gerekir ki ilgili siyasi performans ve kitlelerde birikmiş öfkeden istifade etme sayesinde küçümsenemez oranda geniş kitleleri arkasına almış, kitleleri kapsayan ciddi bir toplumsal dalganın gelişmesine vesile olabilmiştir. Bu dalganın oluşmasında Erdoğan sultasına duyulan büyük öfke nesnel zemin sunsa da siyasi figür olarak Özgür Özel ve dolayısıyla YENİ Parti bu uygun zemini kullanarak rol oynamış, siyasi parsa toplamıştır…

YENİ Parti’nin sınıfsal siyasi karakteri ve reel politikte izlediği siyaset ve tutumsal pozisyonuyla doğru anlaşılması elzemdir. Çünkü YENİ Parti hem dinamik siyasi performansı ve bunun içine serpiştirdiği kimi söylemleriyle ve hem de halk kitlelerinde yükselen Erdoğan sultası-AKP/MHP iktidarından kurtulma umudunun, mevcuttaki adresi ya da tek seçeneği olma avantajı ve algısıyla arkaladığı geniş halk kitlelerini manipüle etme potansiyeline sahiptir. Yani, burjuva parlamento ve siyasi partilere veya mevcut iktidar şahsında da olsa, çürümüş burjuva düzene karşı güvensizlikleri derinleşen geniş halk kitlelerini yeniden burjuva sisteme entegre etmenin güçlü adayı durumundadır. Bu imkana sahiptir ve bu rolü oynamaya amaçsal olarak da siyasi dokusuyla da hazırdır…

YENİ Parti’nin geniş toplumsal kitlelerde oluşan algısı onun yeni nitelikte demokratik bir parti olduğu şeklindedir. Bu algı YENİ Parti’nin toplumda önemli bir karşılık bulduğu manasına gelir. Öyle ki YENİ Parti hakkında oluşan pozitif algı ve yanılsama halk kitlelerini aşarak ‘’sol’’ kesimlere kadar sirayet etmekte, edebilmektedir. Sağın rolünü üstlendiği gibi, “sol”un rolünü de çalma fırsatı yakalamış siyasi bir kapkaççılık sergilemektedir YENİ Parti. Tam da bunlardan dolayı, YENİ Parti’nin iyi tanınması ve tanıtılması özellikle devrimin tabanı açısından yaşamsal bir ihtiyaç haline gelip önem taşımaktadır…

“YENİ Parti” Gerçekten “Yeni” mi?

YENİ Parti, reel politikteki pozisyonlarından bağımsız olarak, makyaj edilerek ‘’yeni’’ sunulmasına karşın, CHP’nin ta kendisidir. YENİ Parti klasik CHP ve programını ve parametrelerini eleştirerek ondan kopma yoluna gitmiş, dolayısıyla yeni program ve paradigmalar temelinde kurulmuş, bu manada yeni bir parti değildir. Bilakis, Erdoğan sultası lehine siyasi pozisyon almış olan ‘’Butlan’cı’’ Kılıçdaroğlu CHP’si ve Erdoğan yargısının dayatmaları sonucunda burjuva siyasi yelpazeye eklenmiş, Kemalizm orijinli bir komprador tekelci burjuva sınıf partisidir. Bu partinin siyasi niteliği, ‘’TC’’ devletinin kurucu iradesini temsil eden CHP ve Kemalizm’e dayanan yapısı ve tüm ideolojik-siyasi kodlarıyla faşisttir. Demokratlığı, sosyal demokratlığı CHP’den daha fazla, daha ileri değildir…

YENİ Parti, Özgür Özel’in ağzından çıkan kimi sözler ve vaatler, demokrasi, hak ve özgürlük lafızlarıyla nitelenemez. Erdoğan sulta iktidarına karşı söylenen sözler ve verilen burjuva muhalefet çerçevesinde, bilhassa seçimlere dönük seçmeni manipüle eden burjuva siyaset klasiğine uygun olarak yapılan demagojik propagandalar YENİ Parti’yi ilerici ya da demokratik kılmaz. İstisnasız olarak bütün burjuva düzen partilerinin siyaseti iki yüzlülük üzerine kurulmuştur. Muhalefetteyken demokrasi ve özgürlüklerden dem vurup demokrasi havarisi kesilme ama iktidara geldiklerinde koyu baskı ve faşizmi uygulamak; işte komprador tekelci burjuva partilerin değişmeyen özelliğidir bu. YENİ Parti’nin yaptığı da bundan başkası değildir. Dolayısıyla, onun sahte söz ve söylemleri, demagojik propaganda ve manipülatif beyanları onun siyasi niteliğini belirlemez, objektif saptamalarda bulunmaya yetmez… O, eskinin, hem de kokuşarak çürümüş eskinin, makyaj edilip yeni ambalaj altında halk kitlelerine sunulup onların oylarını almak için onlara yutturulmak istenen burjuva bir hiledir…

YENİ Parti, mevcut muhalefet yeteneği ve kitlelerdeki karşılığı bağlamında ciddi bir burjuva iktidar adayıdır. Ki normal koşullarda Erdoğan sulta iktidarını devirerek yerine/iktidara oturacak dinamiğe ve kitlesel desteğe fazlasıyla sahiptir. İktidara gelme olanağı vardır. Fakat Erdoğan sultasının kirli komplo, entrika, şantaj ve keyfiyetçi yönetim gücüyle uyguladığı stratejik hamleler ve pervasızca kullandığı iktidar-devlet olanaklarına karşı YENİ Parti’nin iktidar şansı zayıflamaktadır. Özellikle Kürt ulusal hareketiyle geliştirilen süreç Erdoğan sultasına büyük avantajlar kazandırmaya adaydır. YENİ Parti’nin bu tablo karşısında şansı bir kez daha zayıflamaktadır. İyi muhalefet yürüttüğü doğrudur ancak bu yetmemektedir. İktidarın oyunlarını boşa düşürme manevralarına ihtiyacı vardır. Elbette iktidar şansını tamamen yitirmiş değildir. İktidara kimin geleceğine adeta Kürt siyasi hareketi ve esasta da Kürt ulusal kitleleri karar verecektir. PKK, Erdoğan sultasıyla çözüm/barış sürecini sorunsuz yürütür ise, Erdoğan sultası büyük bir gücü arkasına alarak iktidarını garantiye almış olacaktır esasta. Ne var ki Kürt kitlelerinde sürece dair büyük hoşnutsuzluğun olduğu dikkatte alındığında, PKK’nin de Erdoğan sultasının da ters köşeye yatması mümkündür. Kürt siyasi hareketine karşın Kürt ulusal kitleleri ve halkının büyük bir bölümü Erdoğan sultasına oy vermeyecektir; vermeme olasılığı kuvvetlidir. Hatta belli bir çoğunluk, demokratik Kürt siyasi partisine de oy vermeyecektir. Fakat bu oyların bütünlüklü olarak CHP’ye gideceğini varsaymak da doğru olmaz.

Daha çok dindar ya da dinci partilere ve MHP’ye gideceğini düşünmek yanlış olmaz. Her şeye karşın YENİ Parti’nin AKP/MHP iktidarına karşı başarılı bir muhalefet yürüttüğü ve reel politikte de isabetli siyaset ve siyasi manevralar çizdiğini söylemek yanlış olmaz. Erdoğan sulta iktidarına karşı muhalefeti vesilesiyle büyük kitlelerin YENİ Parti’nin etrafında kümelendiği, onu adeta umut kapısı gördüğü bir gerçektir. Devrimci önderliklerin olmamasının sınıflar mücadelesinde yarattığı boşluk ve sonuçlardan biri işte budur…

Kaba Hatlarıyla YENİ Parti’nin Genel Niteliği

Özellikle, salt Erdoğan sulta iktidarına karşı sergilediği muhalefet tutarlılığı veya yüksek performansla yürüttüğü muhalefet tavrı YENİ Parti’nin niteliğini belirlemez, belirlemeye yetmez. İlk olarak; iktidar güruhuna karşı en sert muhalefet etmesi, onun iktidara gelme arzusunun doğal tavrıdır, bundan başka bir anlam ifade etmez. Mevcut iktidara karşı en keskin ve en sert muhalefet yürütmesi, iktidara gelme hedefinin zorunlu ve hatta tabii tutumudur. Bu tutum, iktidar uğruna iktidar kliğine karşı demokrasi havarisi kesilerek muhalefet etmesi onu demokratik ve ilerici kılmaz. Burjuva faşist düzen, iktidar ve kapitalist sisteme ve bilumum gericiliğe karşı, gerçek manada tutarlı demokratik-devrimci mücadele yürütmeden, daha somut olarak faşist Kemalist devlet-iktidara, Kemalizm’in tekçi-ırkçı faşist paradigmalarına net biçimde karşı çıkılmadan demokrat olunamayacağı gibi, ‘’sosyal demokrat’’ bile olunamaz.

İkinci olarak; YENİ Parti’nin niteliğini saptamak için programına bakmak ve sosyal eyleminin içeriğine bakmak gerekir. Şayet programından tekçi paradigmaları çıkarırsa, bu onun Kemalist paradigmalardan koptuğu ve farklı bir siyasi formasyonda biçimlendiğinin güçlü işareti olur. Fakat güncel siyasal gelişmeler ve her vesileyle yürütülen güncel/aktüel tartışmalara bakıldığında, YENİ Parti’nin Kemalizm’den alma tekçi-ırkçı faşist paradigmaları kıskançça savunduğu ve ana yasanın değiştirilemez maddeleri hakkında yürütülen tartışmalarda bir milim esnemediği görülmektedir. Mesela, Kürt ulusuyla demokratik, özgür ve uluslara tam hak eşitliği ekseninde biçimlenen bir ilişkiyi benimsemekte midir? Kesinlikle hayır. Mesela, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin etme hakkını tanımakta mıdır? Kesinlikle hayır. Aksine, bunların önündeki en katı ve en barbar barikat Kemalist külliyattır; bunun bir türevi olan YENİ Parti’dir…

YENİ Parti Neden Desteklenemez!

Özcesi, proleter devrimciler açısından YENİ Parti’nin desteklenebilir, ilerici, özgürlükçü ve demokratik görülebilir bir tarafı ve niteliği ne siyasi ne de sınıfsal açıdan ittifak edilebilir bir karakteri yoktur. Çünkü YENİ Parti; a)- kendi iradesiyle, b)-köklü eleştiri yürüterek ve c)-CHP’ye, program ve kurucu ilke ve tekçi-ırkçı faşist paradigmaları zemininde karşı çıkarak değil, bilakis onu tümden savunarak ve ama dışlanıp zorunlu kalarak CHP’den kopmak mecburiyetinde kalmıştır. Bu nedenle CHP’nin organik devamıdır. Ki belli bir plan ve strateji temelinde CHP’yi yeniden ele geçirerek CHP’yi temsil etme hedefine sahiptir.

YENİ Parti, yukarıdaki karakterine uygun ve bağlı olarak, faşist devlet ve yönetim biçimine, kapitalist sistem ve komprador tekelci burjuva düzene karşı da esasta bir eleştiri yürütmemektedir. Bilakis onu tahkim etmeyi ödev edinmektedir. Reel politikteki eleştirisi, iktidara gelme odaklı olduğu gibi, mevcut faşist devlet ve düzenin daha da sağlamlaştırılması ve mükemmelleştirilmesi amacından ileri geçmemektedir.

Aynı YENİ Parti’nin iddiası, ‘’ben AKP/MHP iktidarından daha makul ve daha iyi yönetirim’’ çerçevesini geçmemektedir. Yani, ‘’ben faşist devlet yapısını demokrasi temelinde değiştireceğim, kapitalist sistem ve gericiliği tasfiye edeceğim’’ vb. dememektedir. Kemalist faşist devleti ırkçı-tekçi faşist temelleriyle savunan, bu devletin bekçiliğini övünçle üstlenen ve görev edinen bir parti durumundadır YENİ Parti.

Bütün bunların bir kanıtı; Kürt siyasi hareketiyle mevcut iktidar arasında sağlanan anlaşmaya ve bu anlaşma çerçevesinde çıkarılan infaz yasasına en sert karşı çıkış, Kemalist blok ve YENİ Parti’nin çevresinden yükselmektedir. İYİ Parti’nin süreci destekleme tavrı devletçi karakterinden beslendiği gibi, esasta da Erdoğan sultasının stratejisine karşı ofsayda düşmeme ve Kürtleri karşısına almama taktiğinden ileri gelmektedir. Süreci desteklemesine, çıkan infaz yasasına evet demesine karşın, Öcalan hakkındaki ‘’terörist başı’’, ‘’bebek katili’’ vb. şeklindeki söylemleri, özünde Kürt sorununa dönük ırkçı-faşist bakışının dışa vurumudur.

Sonuç Olarak;

Yukarıdaki genel-geçer doğrular nedeniyle YENİ Parti asla desteklenemez, ittifak edilemez ve demokrat atfedilemez netliktedir. O bir komprador tekelci burjuva sınıf partisidir; faşist Kemalist kliğin açık temsilcisidir. Demokrasi ve özgürlükler söylemi halkı aldatmaya dönük yalanlardan ibarettir. Öyle ki faşizm ve her türden gericiliği demokrasiyle özdeştirmekten geri durmamakta, halk kitlelerini aldatmayı çoğu kez başarmaktadır bu manipülasyon makineleri…

YENİ Parti ve her türeden burjuva düzen partileri ile demokratik güç ve devrimci parti/örgütler arasında kalın ayrım çizgilerinin çekilmesi proleter devrimci siyaset açısından elzemdir. Geniş kitleleri düzene entegre etme işlevi gören sahte ‘’sol’’ ve demokrasi söylemiyle yüzünü maskeleyen burjuva partilere karşı ilkesel tutumla aramıza kesin mesafe koymak bugün çok daha hayati önem taşır… Lakin demokratik ve devrimci siyaseti pratikte temsil etmek de başka bir yaşamsal ihtiyaç olarak önem taşır. Sadece eleştirmek yetmediği gibi, eleştiriyle yetinmenin kitlelerde karşılık bulmayacağı da unutulmamak durumundadır. CHP’nin de YENİ Parti’nin de devrimci partilerin bıraktığı boşluktan yararlanıp palazlandığı not edilmesi gereken gerçektir…

YENİ Parti’nin demokratlığı ve özgürlükçülüğü sadece kendi suçlu veya suçsuzlarını sahiplenip savunmakla maluldür. Daha önce siyasette ve hatta iktidar ortakları olduklarını varsayarsak, yüzlerce ‘’kayıp’’ ve ‘’faili meçhul’’ başta olmak üzere, binlerce devrimci, demokrat, aydının ve işçinin, köylünün en ağır işkencelerden geçirilerek uzun yıllar boyunca hapsedilmelerine sessiz kalan ve hatta ortaklık yapan CHP ve devamı olan YENİ Parti, bugün kendi belediye başkanları ve siyasetçileri karşısında demokrat ve özgürlükçü kesilmektedir. Bu iki yüzlü ve çifte standartçılar, demokratlara ve devrimcilere; ‘’onlar terör suçlusu’’ diyerek işkence ve hapsi reva görüyor, destekliyor, bizzat uyguluyordu… Devrimcilere ve demokratlara ‘’terörist’’ diyen CHP veya devamı İYİ Parti ile devrimci güçlerin ittifak yapması veya çeşitli biçimlerde ilişkilenmesi elbette tasavvur edilemez…

Önceki İçerikGazetemiz Halkın Günlüğü’nün 63. sayısı çıktı
Sonraki İçerikKürt Ulusunun Kaderi, Faşizmin “Çerçeve Yasa”sı İçine Hapsedilmek İsteniyor