Emperyalist savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenleyeceği zirveye ilişkin Maoist Komünist Parti (MKP) Merkez Komite/Siyasi Büro yazılı bir açıklama yayımladı. “Emperyalist Savaş ve Suç Örgütü NATO ‘Türkiye’den Defol!'” başlıklı açıklamada, NATO’nun dünya halklarına yönelik savaş ve saldırganlık politikalarının aracı olduğu vurgulanırken, zirve öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Emperyalizm, dünya proletaryası ve ezilen emekçi halkları başta olmak üzere, tüm insanlığın amansız düşmanlığıyla ünlü bir dünya sistemidir. Dünya gericiliği örgütlenmesiyle emperyalist sistem, kriz, bunalım, buhran, kaos ve felaketler üreten kokuşmuşluğuyla gerici savaşların kaynağıdır. İşgal-ilhaka dayalı sömürgeci ve tekelci karakteriyle emperyalist gericilik, kıyımcı bir saldırganlık, savaş ve suç makinesidir.

O, tam bir asalak olarak işgal-ilhakçı savaştan, kandan-kıyımdan beslenir. Çünkü, dünya pazarları üzerindeki tekelci hegemonya ve vahşi tahakküm nüfuzunu pekiştirip büyütmeyi esasta işgal-ilhak ve gerici/haksız savaşlar yoluyla gerçekleştirir. Pazarlardaki tekelci rakipleri ve diğer sermayeye karşı üstünlük kurmak için de kaçınılmaz olarak askeri örgütlenme, çatışma ve savaşlara başvurur. I. ve II. Emperyalist paylaşım savaşları gibi, diğer işgalci ilhakçı saldırganlık ve savaşlar da bu zeminde gerçekleşmiştir. Onun dünya halklarına verdiği tek şey acı-açlık-gözyaşı, kan ve katliamdır… Tüm tecrübelerle kanıtlıdır ki, o, bir savaş ve askeri saldırganlık makinesi olarak felaketler doğuran ölümcül bir tehdittir. Bu karakterinin ürünü olarak askeri savaş örgütlerine ihtiyaç duyar, onları kurup hegamonik emelleri doğrultusunda kullanır. NATO işte bu örgütlerden biridir; devasa bir emperyalist savaş örgütüdür.

NATO’nun işgal-ilhak saldırganlığı ve kıyımcı savaşlarla örtüşen tüm amaç, işlev ve niteliği kuruluş gerekçelerini açıklayan belgede çıplak biçimde beyan edilmiştir.

NATO, ABD emperyalizminin komuta ettiği geniş bileşenli bir emperyalist savaş örgütüdür. Kıtadan kıtaya füzeler fırlatan, ülkeden ülkeye yağmacı işgal-ilhaklar yapan ve talancı-tahakkümcü gerici savaşlarla kıyımlar gerçekleştiren, yayılmacı sömürgeci saldırganlığın uluslararası ordusu, kurumsal bir suç örgütüdür. Bu niteliğiyle NATO, dünya halklarının azılı düşmanı küresel bir tehdit unsurudur.

Tüm varlığıyla NATO, her toplantı ve aldığı her kararla, dünya proletaryası ve ezilen emekçi halklarını boyunduruk altına alarak derin acı ve açlığa mahkum etmek, yaşamlarını kanlı zulüm prangalarıyla cendere altına alarak felaketlere sürüklemekten başka bir sonuç vermez, daha iyi bir amaç taşımaz.

İşte bu NATO, 1949’daki kuruluşundan bu yana yaptığı toplantıların otuz altıncısını 7-8 Temmuz günlerinde Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleştiriyor.

NATO’nun bu toplantısı en kritik toplantı olma niteliği taşırken, dağılma ya da kopuşlara sahne olacak düzeyde ciddi sorun ve sürprizlere gebedir. III. Paylaşım savaşının eşiğinden dönmek ya da eşiği atlamakla anlamlı mevcut krizi çözmek ya da derinleştirmek bu toplantının başat gündemi, yaşamsal değerde can alıcı kararıdır.

NATO’ yu emperyalist amaçları için kullanan ABD emperyalizmi savaş saldırganlığının son halkası olan İran’ da, Çin- Rusya’ dan destek alan ve uyguladığı savaş taktikleriyle beklenmedik direniş ve başarı sağlayan İran, ABD emperyalizminin saldırganlığını ciddi biçimde kırarak esasta boşa çıkardı. İran direnişi karşısında adeta acze düşen Trump çareyi AB’li emperyalistlerden yardım istemekte aradı. Fakat, AB’ li emperyalistler, İran karşısında yaşadığı başarısızlıkla “yenilmez/mutlak güç” algısı yerle-bir olup prestij yitiren ABD emperyalizmine; “Bu bizim savaşımız değil” diyerek Trump’ın beklentisine olumsuz yanıt verdiler. Bu durum karşısında Trump AB’li “dostlarını” tehdit etme ve NATO’nun gereksizleştiği, hatta dağıtılması gerektiğini yüksek sesle dillendirdi. Bu, derin bir çelişki ve çatlağa işaret etmekle birlikte, NATO toplantısı ve gündemini koşullayan krizin açık beyanıydı. Özcesi, bu NATO toplantısının kritik önemi ve dağılma ya da daralma olasılıklı muhtemel sonuçlara gebe olması bu zeminden ileri gelir…

Emperyalist haydutların keskin bir dalaş içine gireceği kesin olmakla birlikte, kimi kopuşlara tanık olsa da toplantının yoluna koyacağı çatlak ve çelişkilerin esasta ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda biçimleneceği de söylenebilir.

Bizleri doğrudan ilgilendiren sonuçlar ise, dünya proletaryası, halkları ve mazlum uluslarının vekalet savaşları yoluyla yeni çatışma ve savaşlarda birbirine kırdırılmasına dönük kararlaştırılan emperyalist politikalar, alınacak kararlar, ağır sonuçlar ve bunların ezilen emekçi dünyaya fatura edilmesidir. NATO ve toplantısının en iyimser sonuçları, işgal-ilhakçı savaş saldırganlığı ve acı-açlıktan daha az değildir…

Toplantıya ev sahipliği yapan “TC” devleti ve mevcut iktidarı, emperyalist haydutlar sofrasına oturup halk düşmanı politika ve saldırganlığa çanak tutan gayretkeşliğiyle, içinde yer aldığı NATO’nun suçlarına tetikçilik rolüyle ortaklık yapmaktan geri kalmamakta, vahşi barbarlığın maşası olmaktan onur duymaktadır.

Erdoğan sultasıyla özleşen iktidar 7-8 Temmuz günlerinde ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan NATO zirvesine hummalı bir çalışmayla hazırlanmaktadır. İpleri Trump ABD’sinin elinde olan kukla iktidar, emperyalist beylerin güvenliğini almak ve güvenini kazanmak için günler öncesinden yaygın tutuklamalara girişti. Eli kanlı emperyalist beylere tam itaatle kusursuz hizmet ve mutlak güvenlik sağlamaya çalışan Erdoğan Saray iktidarı; ülkenin aydın, demokrat ve devrimcilerine ise tutuklama terörü ve hapishaneleri reva görmektedir. Erdoğan sulta iktidarının “yerlilik-millilik-bağımsızlık” safsatasının özü ve gerçek yüzü işte budur; emperyalist haydutlara sadakat ve sınırsız hizmet, “vatandaşlara” baskı ve hapis!…

Emperyalist savaş örgütü NATO, ülkemizden defol!

Emperyalist paylaşım savaşları sonrası oluşan güç dengelerinin sonucu olarak kabul edilmiş uluslararası kural ve anlaşmaların, kurulan emperyalist birlik ve örgütlenmelerin bir bir boşa çıkarılarak anlamsızlaştığı, güçlünün kural tanımadığı, kuralsızlığın kural haline geldiği bir süreçte Ankara’da gerçekleşecek bu toplantı, dünya halklarının düşmanı bu savaş örgütünün geleceği açısından önemli olacaktır.  AKP – MHP faşist iktidarı böylesine “önemli” toplantıya yapacakları ev sahipliğiyle gurur duyabilirler, fakat ezilen halkların ise, mazlumların haklı nefretini kazanmış, kan ve katliamdan beslenen bu savaş makinasının coğrafyamızda yalnızca toplantı yapmasına değil, kurulu olan üslerine de rızası yoktur.

NATO’nun tüm aparatlarıyla ülkeden defolması için güçlü protesto ve eylemlerde bulunmak tarihsel bir sorumluluk, devrimci bir tutum olarak elzemdir.

NATO’yu defetmek kadar, onun maşası faşist iktidarı defetmek de bir o kadar tarihi görev ve sorumluluktur. NATO’yu kovmanın gerçek yolu onun maşası olan iktidarı kovmak, “TC” devletini yıkmaktır!

Siyasi iktidar perspektifli mücadelemiz, emperyalist gericilik başta olmak üzere, bilumum egemen gericiliği tüm kurumlarıyla ve örgütleriyle devrimci yoldan tasfiye etmeyi görev almak zorundadır.”

Önceki İçerikDKP/Birlik, DKP/BÖG, MKP, MLKP, TKEP/L ve TKP-ML’den NATO’ya karşı ortak açıklama
Sonraki İçerikGazetemiz Halkın Günlüğü’nün 62. sayısı çıktı