Maoist Komünist Parti, Diyarbakır Zindanı’nda 18 Mayıs 1973’te işkencede katledilen komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın 53. ölümsüzlük yıl dönümüne ve Mayıs ayında ölümsüzleşenlere ilişkin bir açıklama yaptı.
Maoist Komünist Parti (MKP) Merkez Komite / Siyasi Büro yaptığı açıklamada, “Kaypakkaya’nın mücadelesini, fikirlerini, direnişini bilinçleriyle, yürekleriyle ve cüretleriyle omuzlayıp yürütenler, dün olduğu gibi bugün yeniden yeniden doğrulanarak kanıtlanan O’nun Komünist çizgisi ve siyasi fikirleri etrafında kenetlenecek, en şiddetli fırtınalara göğüs gerecek ve geleceğe hükmedeceklerdir” ifadelerine yer verdi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Türk, Kürt ulusu ve değişik azınlıklardan Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryasının öncü-önder kurmayı Maoist Komünist Parti’nin kurucu önderi İbrahim KAYPAKKAYA yoldaş, Amed zindanlarında aylarca süren işkencelerden sonra 18 Mayıs 1973 günü katledildi!
Katledilişinin 53. yılında Komünist önderimiz KAYPAKKAYA yoldaşı, sonsuz saygı ve minnet duygularıyla anıyor, Komünist anısı önünde saygıyla eğiliyoruz! O, Komünist toplum perspektifli sosyalizm savaşında mücadelemize ışık tutmaya devam ediyor!
O’nun Komünist çizgi bayrağıyla kızgın korlar içinde gelişerek Partimiz önderliğinde yükselen siyasi iktidar mücadelesi mevzilerinde ölümsüzleşen Parti şehitlerimizi; Parti Genel Sekreterlerimiz Süleyman CİHAN, Kazım ÇELİK, Cüneyt KAHRAMAN, Cafer CANGÖZ, Yılmaz KES, Parti Genel Sekreter yardımcılarımız İsmail BULUT, Baba ERDOĞAN veAydın HANBAYAT, Kaypakkaya siyasi geleneğinin diğer parçası TKP-ML’nin ölümsüzleşen Genel Sekreteri yoldaş Mehmet DEMİRDAĞ olmak üzereonlarca önder kadro ve ordu komutanımızı, yüzlerce parti üye ve savaşçımızı büyük saygı ve özlemle anıyor, mücadele anıları ve ideallerine sarsılmaz bağlılığımızı bir kez daha yineliyoruz!…
18 Mayıs Parti ve Devrim Şehitleri Anması vesilesiyle; başta dünya proletaryasının büyük öğretmenleri Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung yoldaşlar şahsında tüm dünya devrim ve Komünizm mücadelesi şehitleri olmak üzere, Deniz-Mahir-İBO şahsında Türkiye-Kuzey Kürdistan devrim ve Komünizm mücadelesinde toprağa düşenleri; Ermeni Sosyalisti Paramaz ve yoldaşları ile Mustafa SUPHİ ve yoldaşlarını, Mazlum DOĞAN, Mehmet Fatih ÖKTÜLMÜŞ, Sebahat KARATAŞ, Erdal EREN, Hıdır ASLAN, Bayram NAMAZ, Ramazan GÜLEKEN, Kenan AKTAŞ, Göze ALTUNÖZ, Özge AYDIN, Nubar OZANYAN, Nureddin Halef Muhammed (Nureddin SOFİ) ve Metin ASLAN(Koçero URFA)’ı saygıyla anıyoruz!…
Kaypakkaya Tarihsel Davanın Tarihi Temsilcisidir!
Kaypakkaya yoldaşı anmak kuşkusuz ki, devrimci görev, siyasi eylemdir. Ancak Kaypakkaya’yı anmak salt bir göreve, salonlara hapsedilmiş etkinliklere indirgenemez. Mücadelenin her cephesinde, her pratiğinde ve her biçiminde O’nun siyasal görüşlerini örgütleyerek siyasi iktidar mücadelesi pratiğine manivela etmek benimsenerek gerçekleştirilmesi gereken en doğru tutum, en doğru yaklaşımdır…
Kaypakkaya yoldaşı anarken, O’nun Partimizin nitel kuruluşundan devrimimize kazandırdığı ideolojik-siyasi-pratik örgütsel seviye, teorik yelpaze yeteneği ve tarihsel tecrübeye kadar uzanan Komünist çizgisinin kavranarak anlaşılması, bilhassa pratikleştirilmesi elzemdir. O, kararlı bir mücadele, savaş ve devrim çağrısıdır! O’nu anmak, mücadelede ısrar, devrimde sebat etmektir. O’nu anmak, O’nun devrimci ideallerini sahiplenerek gerçekleştirme pratiğine girmek, geliştirmektir.
Kaypakkaya yoldaş, enternasyonalist dünya proletaryasının Türkiye-Kuzey Kürdistan parçası kurmaylığını 24 Nisan 72 kuruluş manifestosuyla komuta eden Maoist Komünist Parti’nin kurucu önderi, devrimimizi Maoist Komünist çizgiyle buluşturan çığır açıcı büyük serüvenin kılavuzdur. O’nu ölümsüz kılan Komünist teori ve çizgisinde billurlaşan siyasal fikirleridir.
Kaypakkaya yoldaş, yalnızca kızıl direnişi ve hatta Partimizin kurucu önderliği ile sınırlı bir Komünist devrimci değildir. O, coğrafyamız devrimci hareketinin önderlerinden biri, devrimci hareketin Komünist parçasını temsil eden devrimin ileri mevzisi, coğrafyamız devrimine tutarlı Komünist mücadele mirası bırakan, 71 Devrimci çıkışını Komünist çığırla taçlandıran ve hatta Komünist kopuş spesifiğiyle biçimlenen Maoist çizgisi temelinde coğrafya sınırlarını aşan yetkin teorik kavrayışı ve temsiliyetiyle anlamlıdır.
Kaypakkaya yoldaş, Türkiye-Kuzey Kürdistan sınıflar mücadelesi arenasında tarihsel sorumluluk almakta bir an bile tereddüt etmedi, tüm teori-pratiğiyle tarihi bir temsiliyet üstlendi. Partimizin kuruluşuna giden ya da Partimizin kuruluşundan başlayarak savunulan ve örgütlenen silahlı devrimci mücadele pratiğiyle düşmanın/egemen sınıfların dikkatini üstüne çekti. O’nun işkencehanelerde katledilmesine uzanan kısa ama komünizme kilitlenmiş büyük serüveni bu temsiliyet ve tavrının sonucuydu. O’na baş eğdiremeyenler, O’nun fikirlerinden duydukları korku ve Kızıl direnişi karşısındaki eğik başlarıyla O’nu katletmekte buldular çareyi…
İşte, Kızıl 18 Mayıs serüveninin kısa arka planı budur. İki sınıfın eşitsiz çarpışmasında ölümsüzleşen Kaypakkaya’dır, mağlup olanlar işkenceci generaller ve 12 Mart Faşist Cunta iktidarıdır…
Kaypakkaya, tarihsel davanın tarihi temsiliyetidir! O, Komünist fikir ve çizgi doğrultusuyla sırtladığı tarihi temsiliyetle bugüne hükmeden rol ve tesiriyle devrim mücadelesinin başvurulan kaynağı ve kılavuzu olmaya devam etmektedir. Lakin bu, O’nun günün değişen koşulları temelinde geliştirilmemesi anlamına gelmez. Bilakis O’nu kavramak O’nu geliştirmektir. O’nu geliştirmeden kendimizin de gelişemeyeceği açıktır ve bu diyalektik iyi kavranmalıdır…
Bugün Kaypakkaya yoldaşın siyasi geleneğinin iki önemli parçasının, ayrı Parti örgütlülüklerini korumasına karşın 18 Mayıs Kaypakkaya anmalarını ortaklaştırmaları bu gelişmenin bir ürünüdür. Kaypakkaya siyasi geleneğinin örgütsel birliği büyük devrimci ihtiyaç iken, ortak çalışma pratiği ve kültürü şimdinin somut kazanımı ve ilerlemesi olarak desteklenmesi, ilerletilmesi gereken devrimci zemindir.
Kaypakkaya yoldaşın daha etkili, daha güçlü ve daha militan biçimlerle anılması için örgütsel birlik değilse de, ortak çalışma pratiğinin geliştirilmesi ertelenemez bir ihtiyaç, devrimci açıdan elzemdir…
Kaypakkaya, Kızıl kalkışma Destanıdır.
Partimizin kuruluşundan günümüze dek uzanan devrimci mücadelemize kılavuz olan Kaypakkaya yoldaş, komünizme kilitlenmiş kızıl kalkışma destanıdır. Bu destanı okuyanlar, Kaypakkaya’nın Komünist mücadelesinin, fikirlerinin, Kızıl direnişinin dünden bugüne izini sürüp geleceğe yazacak ve ölümsüz kılacaklardır…
Bu destanı okuyanlar, dünden bugüne bu destanı ve bu destanı yaratan ölümsüzler ordusunun ideallerini, deneyimlerini sahiplenerek geleceğe taşıyacaklardır.
Ve Gelecek, geçmişin devrimci birikimini, deneyimini ve mücadelesini omuzlayanların, ondan öğrenenlerin, geçmiş geçmişte kaldı demeyip güne kılavuz olmasını becerebilenlerin bilinciyle ve mücadelesiyle kurulacaktır. Geçmişi olmayanın, geçmişine sahip çıkmayanların inşa edeceği bir geleceği de olmayacaktır. Olsa bile sağlam köklere sahip olmayacak, en küçük bir fırtınada savrulup gidecektir. Kaypakkaya’nın mücadelesini, fikirlerini, direnişini bilinçleriyle, yürekleriyle ve cüretleriyle omuzlayıp yürütenler, dün olduğu gibi bugün yeniden yeniden doğrulanarak kanıtlanan O’nun Komünist çizgisi ve siyasi fikirleri etrafında kenetlenecek, en şiddetli fırtınalara göğüs gerecek ve geleceğe hükmedeceklerdir.
Bir kez daha Kaypakkaya yoldaş ve O’nun şahsında tüm parti ve devrim şehitlerini anıyor, anıları önünde eğiliyoruz!“




