Maoist Komünist Parti (MKP) Merkez Komitesi, Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırıların ardından Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim alanlarını hedef alan saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, HTŞ çeteleri eliyle yürütülen saldırıların Kürt ulusunun ve bölge halklarının demokratik kazanımlarını hedef aldığı vurgulanarak, Rojava’ya sahip çıkma ve direnişi büyütme çağrısı yapıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim alanları, Kürt ulusunun demokratik kazanımları yeni bir saldırıyla karşı karşıya. 6 şubatta Halep’te Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahallelere karşı on binlerce çete gücü, tanklar, obüsler ve dronlarla başlatılan saldırılar, yeni bir saldırı dalgasıyla bu sefer Özerk Yönetim alanlarını hedeflemiş durumdadır.

Esad sonrası Şam’da iktidara taşınan ve toplumda hiçbir karşılığı olmayan DAİŞ bozması çetelerden oluşan HTŞ, iktidara taşınır taşınmaz ilk işi “Esad artıklarıyla mücadele” adı altında kendisine biat etmeyen kesimlere katliam saldırıları oldu. Özellikle Alevi ve Dürzi’lere katliam saldırıları düzenledi bu kesimlerin malına-mülküne-birikimlerine el koydu ve Esad iktidarını aratmayacağını kısa zamanda gösterdi. Aynı zamanda, Alevi ve Dürzi toplumunu bastırdıktan sonra sıranın örgütlü bir topluma, disiplinli ve eğitimli özsavunma gücüne sahip olan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim alanları, Kürt ulusunun ve yönetim altındaki halkların demokratik ilerici kazanımları olacağı açıktı.

Rojava’da ilerici demokratik kazanımlar ilk gündeme gelmeye başladığı ve Özerk Yönetim ilan edildiği andan itibaren emperyalistler ve “TC” başta gelmek üzere bölge gerici güçleri bu ilerici kazanımları geriletmek, boğmak için her türlü gerici saldırıları planlayıp uyguladılar, çeteleri örgütleyip eğittiler. Kürt ulusal varlığına ve kimliğine, ulusal demokratik kazanımlarına düşmanlıkta ilk sırayı kimseye kaptırmayan faşist “TC” devletinin Efrin, Serekaniye, Gre Spi işgalleri, ekonomik alanlara-altyapılara yönelik SİHA saldırıları ve suikastler, Arap aşiretleri üzerinden oynanan oyunlar bunun örnekleridir. Yine, “TC” destekli HTŞ çetelerinin Esad sonrası Şam’da yönetime taşınmasıyla birlikte bu çetelerin başlattıkları Şehba, Tıl Rıfat, Halep, Minbiç, Qerekozak köprüsü, Tişrin Barajı, Deyra Zor vb. yerlere saldırılarda bunların devamıydılar.

Rojava ve Kürt Ulusunun Demokratik Kazanımları Yeni Bir Saldırı Altındadır

Ortadoğu gibi işgal ve savaşların, direniş ve işgal karşıtı mücadelelerin eksik olmadığı bir bölgede emperyalistlerin ve yerel gerici güçlerin kendi aralarındaki çelişki çatışmaları da kirli ittifakları da yeni yeni biçimlere bürünmeye devam ediyor. Suriye de Esad’ın ülkeyi terk etmesi sonrası kısa zamanda iktidara taşınan DAİŞ bozması HTŞ ve lideri Colani emperyalistler ve bölge gerici güçlerinin “şimdilik” üzerinde mutabakata vardığı bir isimdir. ABD-İngiltere emperyalistleri ve “TC” tarafından kullanışlı bir aparat olarak İdlib’de eğitilen ve Şam’da iktidar koltuğuna oturtulan HTŞ-Colani bölge halklarının, kazanılmış ilerici-demokratik değerlerin de düşmanı olarak konumlanmıştır. Ki bunu zaman kaybetmeden göstermiştir.

Suriye Geçici Yönetimi olarak ilan edilen HTŞ çetelerinin 6 Ocak’ta Halep’te Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zed mahallelerine yönelik başlattığı saldırıların Fransa-Paris’te “TC” yetkililerinin de hazır bulunduğu ABD gözetimindeki İsrail-HTŞ görüşmesinin ardından gelmesi tesadüfi bir durum değildir. Bu saldırıların QSD güçlerinin Halep’in Kürt mahallelerinden çekilmeyi kabul etmesine rağmen Özerk Yönetim alanlarını hedefleyerek devam ediyor olması, Kürt ulusunun demokratik kazanımlarının ve Özerk Yönetim alanlarındaki halkların demokratik kazanımlarının yeni ve büyük bir saldırıyla karşı karşıya olduğuna işaret etmektedir. Gerici ittifak yeni bir saldırı planıyla iş başındadır.

Cihadist HTŞ çetelerinin Alevilere, Dürzilere, Hristiyanlara, Süryanilere yönelik yürüttükleri katliam saldırıları şimdi de Kürt ulusuna, Özerk Yönetim altında yaşayan halklara yöneltilmiş durumdadır. Ve bu saldırıların ABD ve batılı emperyalistlerin bilgisi dahilinde olduğu, faşist “TC” devletinin koordinasyonu ve planlamasıyla, teknik ve istihbari desteğiyle, İsrail ve bölge gerici devletlerinin de onayıyla yürütüldüğü ortadadır.

Rojava’ya Sahip Çık

Kabul edilmeli ki, saldırılar yalnızca özerk Yönetim alanlarını, buralardaki ekonomik kaynakların yeni Suriye yönetimine dahil edilmesini hedeflememektedir, aksine ve daha da önemlisi Özerk Yönetim alanlarında oluşturulan ve yaşatılmaya çalışılan farklı inanç ve ulusların ortak yaşamını, birlikteliğini, ilerici değerlere, demokratik bir kültüre yaslanan, kadın mücadelesinin kazanımlarını önceleyen demokratik özerk yönetimi tasfiye etmeyi amaçlamaktadır.

Emperyalistlerin ve başta “TC” devleti olmak üzere bölge gerici devletlerinin HTŞ çeteleri eliyle yürürlüğe soktukları bu saldırılar karşısında Kürt ulusunun ve Özerk Yönetim alanlarındaki halklarının demokratik kazanımlarına sahip çıkmak görevdir, tarihsel bir sorumluluktur.

Rojava, Halkların Demokratik Kazanımıdır, Sahip Çık!

Rojava’da Faşizm ve Gericilik Yenilecek, Halklar Kazanacak!”

Önceki İçerikİşçi Sınıfının Mücadele Araçlarından Biri Olan Sendikalar Üzerine- 1
Sonraki İçerikZürih’te WEF’e ve Rojava’daki işgal saldırılarına karşı eylem: Sokaklar barikatlarla yankılandı!