Maoist Komünist Parti (MKP) Merkez Komite/Siyasi Büro, yaşamını yitiren Kazım Cihan-Hoca (Haydar Kutan)’ın yaşamını yitirmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada Kutan’ın parti içerisindeki mücadele geçmişine, üstlendiği görevlere ve örgütün politik çizgisine yaptığı katkılara ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Komünist Devrim Siperlerine, Her Ulus ve Azınlıktan Devrimci Halklarımıza!

Yoldaşlar, Siper Yoldaşları, Değerli Halklarımız;

Kalemi güçlü, sözü sarsıcı, anısı sıcak bir Komünist’in aramızdan ayrılışını sizlerle paylaşıyor, Komünist teori ve devrimimizin yetkin kadrosunu bedenen yitirdiğimizi üzüntüyle duyuruyoruz!…

Parti ve devrimimize büyük emeklerle önemli katkılar sunan Kazım Cihan-Hoca (Haydar Kutan) yoldaşın anlamlı mücadele tarihi önünde saygıyla eğiliyoruz!… Partimizin, Halklarımızın, Devrimcilerin ve Komünistlerin başı sağ olsun!…

Yoldaşlar, Dostlar;

Proleter devrimin yılmaz savaşçısı, Partimiz’in Komünist kadrosu, Kaypakkaya yoldaşın tutarlı neferlerinden Hoca’mız Kazım Cihan (Haydar Kutan) yoldaş, 24.08.2026 tarihinde son bakışlarını, bilge kalemini ve keskin komünist sözünü bizlere armağan bırakarak aramızdan ayrıldı!…

O’nu büyük acı, üzüntü ve kabaran özlemle ölümsüzlüğe uğurladık! His ederek acı duyduk, tarifsiz duygu anaforlarıyla yad ettik. Lakin devrim bilinciyle halka adanmış bir yaşam, hüznü değil, coşkuyu, saygıyı ve övgüyü hak edendi…

Çıktık anafordan; bir kez daha haykırdık devrim andımızı, yineledik mücadele kararlılığı ve ölümsüz yoldaşlara bağlılığımızı! Söz verdik, devrime azmedip ölümsüzleşen yoldaşlara; mücadele bayrağını zafere taşımaya!…

Dostlar, Yoldaşlar,

Değerli Hoca’mız Kazım Cihan yoldaş Partimizin kuruluş yıllarına yakın mücadele geçmişiyle bir tarih, tarihsel belleği temsil eden büyük tanıklığın adıdır.

Hoca Yoldaş, 01.10.1954 günü Dersim merkeze bağlı Pulebargi köyünde yaşama gözlerini açtı. Eğitim yıllarından sonra, vekil öğretmen olarak Dersim’in köylerinde yaptığı görevden sonra, çok genç yaşta, 1971 yılı ve takip eden yıllarda Siverek, Suruç ve İstanbul-Alibeyköy’de ilk öğretime bağlı öğretmenlik mesleğini yürüterek geçirdi. Bu yıllar aynı zamanda politik fikirlerinin gelişerek davranışlarına, devrimci yaşam tarzına yön verdiği yıllardı…

İstanbul/Alibeyköy’deki öğretmenlik yıllarında, politik fikir ve etkinlikleri nedeniyle Ordu ilköğretim okuluna sürgün edilerek cezalandırılmak istendi. O, Dersim katliamıyla ünlü büyük zulmün aktarılmış belleğine ve sonraki yıllar boyunca bizzat kendisinin tanıklıkla yaşadığı faşist baskılara karşı öfke ile birlikte, gelişen siyasal fikirleriyle de biçimlenen devrimci kişiliğine uygun olarak sürgün kararını protesto ederek mesleğinden istifa etti. Orduya sürgüne gitmeyip Dersim’e döndü…

1974 yılında, içinde bulunduğu siyasi faaliyetler vesilesiyle Süleyman Cihan yoldaşla tanıştı. Hoca yoldaş Süleyman Cihan yoldaş tarafından örgütlenerek, sonraki yıllarda Dersim İl Komitesinde örgütlendi, görevler yürüttü. Bu yıllarda da tartışmaların göze batan devrimcisiydi…

1976 yılında Parti Üyeliğini hak ederek, bu konumuyla daha ileri düzeyde örgütlenip görevler almış oldu. 1976 yılında alınan ağır örgütsel darbe ve 1973 yenilgisinin devamı olan bu süreçte partimizde ilk ayrılık yaşadı… Halkın Gücü/Halkın Birliği olarak da bilinen ve Parti tarihine ‘’KK Hizbi’’ olarak geçen 1976 yılındaki bu ayrılıkta, Hoca yoldaş ideolojik tartışmalarda Parti Üyesi olarak rol oynayıp belirgin bir yer aldı…

Parti Üyeliği süreciyle birlikte, Partideki siyasi faaliyet ve örgütsel çalışmalarda daha etkili, yoğun ve aktif olarak görevler üstlenip yürüttü. İdeolojik tartışmalarda da dinamik bir profil sergiledi…  1979 yılında öne çıkan ve hedef haline gelen kadrolardan biriydi. Bu nedenle ülkeden çıkarak Avrupa’ya gitmek zorunda kaldı. Avrupa’daki parti çalışmaları içinde önemli ve yer-yer belirleyici roller üstlendi…

Bu çerçevede, ATİF’in ilk kuruluşunda rol oynadı. Bolşevik Parti ayrılığı sürecinde partiyi toparlayan ve Bolşevik parti ile ideolojik tartışmalar yürüten önemli kadrolardan biriydi. Yine bu yıllarda, Mücadele Birliği, Tohum edebiyat sanat dergisi, Kadınların Kurtuluşu dergisi gibi mecralarda önemli çalışmalar yürüterek küçümsenemez katkılarda bulundu…

Uzun yıllar DEH içinde partimizi temsilen görevler yürüttü ve DEH’e katkılarda bulunup, DEH içindeki ideolojik tartışmalarda dikkate alınan bir Komünist oldu. DEH çizgisine karşı da Partimizin görüşleri temelinde küçümsenemez eleştiriler yürüttü…

Partideki sol-sekter anlayışın ürünü olarak Avrupa’da kaldığı için ve siyasi görüşleri nedeniyle de parti içinde çeşitli ön yargı, haksız eleştiri ve değerlendirmelere maruz kaldı. Doğru eleştirilere de muhatap oldu. Parti içi ayrılıklarda bazen hatalı, bazen doğru tutumlar aldı. Bazen yoldaşın Partiyi, bazen de Parti’nin yoldaşı anlamamasının ürünü olarak belli dönemlerde ilişkiler zayıfladı, geçici olarak ayrı düşüldü…

1987 ayrılığında Parti‘nin diğer kanadında yer alan yoldaş, 1992 Parti birliğini destekleyip içinde yer alarak Partiyle ilişkilerini güçlendirdi. 1994 ayrılığında parti saflarında yer alarak örgütsel toparlanmada ve ideolojik şekillenmede ciddi roller üstlendi… 

Parti 1. Kongresi sonrası 2003 yılında Parti önderliğiyle yakın ilişkiler içinde bulunarak, parti çalışmaları kapsamında “Maozim Konferansları”nı düzenleyip yürütme görevini üstlendi… 17’ler katliamıyla tasfiye edilen Parti (1. Kongre) önderliğinden sonra yaşanan ağır süreçte partinin toparlanmasında ideolojik-teorik-pratik sorumluluklar üstlendi… Bu tarihten itibaren Parti 2., 3. ve 4. Kongrelerinde yer alarak Partinin merkezi yönetiminde sorumluluklar aldı. Partinin ideolojik-siyasi çizgisi ve gelişiminde teorik katkılarda bulundu. Partinin teorik belge ve yayınlarını yetkin kavrayışıyla destekleyip katkılar sundu….

Son yıllarda ciddi sağlık sorunları yaşayan Hoca yoldaş, bu sorunlar nedeniyle, yürüttüğü aktif üyelik ve merkezi önderlik görevlerini pratik olarak yürütemez duruma geldi. Kendi talebiyle, pratik görevlerden geri çekilen yoldaş, Parti Üyeliği görevinin Onur Üyeliğine çevrilmesini uygun gördü… Partimizin Merkezi Önderlik kurumunda uzun yıllar sorumluluk alan Komünist önderlerimizden Hoca yoldaş, Partimizin Onur Üyesi olarak ölümsüzleşti!…

Devrimciler, Yoldaşlar, Halkımız;

Bütün yoldaşları, dostlarımızı ve halkımızı cenaze töreni ve anma etkinliğine katılmaya, coşkuyla Hoca yoldaşı uğurlamaya çağırıyoruz! İnanıyoruz ki, her yoldaş cenaze ve anma etkinliğine katılmayı gönüllü bir görev ve sorumluluk olarak telakki etmektedir…

Yoldaşlar, Dostlar;

O, insanüstü nitelikte hatasız ve mükemmel değildi, insan tarihinin ilk örneğini temsil ederek hatasız ve kusursuz olamazdı. Kendisinin de anlayışıyla ifade ettiği gibi, hatasız bir devrimci, hiçbir şey yapmayan bir “devrimcidir”. Ama O, tepeden-tırnağa katıksız bir devrimci, tartışmasız bir Komünistti. Mükemmel olmaya ihtiyacı yoktu…

O, büyük mücadeleler içinde biriktirdiği tecrübeler toplamının eseri olarak Komünist mücadele teorisi ve MLM ideolojisinde derin kavrayışa ulaştı.

O, Komünist ideoloji ve teoriyi Kaypakkaya çizgisiyle ülke devriminin örgütlenmesinde doğru savunduğu gibi, Uluslararası Komünist Hareket içinde de ileri düzeyde temsil etti.

O, derin yoldaş sevgisi, halk tutkusu ve ideolojik-teorik kavrayışıyla bizlere önemli bir miras bıraktı. O’nun Partiye katkıları büyük olduğu gibi, her yoldaş üzerindeki emeği ve etkisi de büyüktür. Öyle ki, O’na ideolojik-siyasi çizgisi zemininde keskin eleştiri yürütenler bile, O’nun ideolojik-teorik tartışmalardaki eksikliğini his edip arıyordu…

O’nun eksikliğini his edecek, özlemle arayacağız. Kısa yaşama sığdırdığı büyük mücadele tarihini saygıyla selamlarken, Komünist mücadele anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.

Hoca (Haydar Kutan) Yoldaş, Devrim-Sosyalizm ve Komünizm Yürüyüşümüzde Yaşayacaktır!

Hoca Yoldaş Ölümsüzdür!

Yaşasın Devrim-Yaşasın Sosyalizm!

Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!”

Önceki İçerikMKP: Haydar Kutan (Hoca) yoldaşı kaybettik
Sonraki İçerikHaydar Kutan, 47 yıl sonra düzenlenen törenle Dersim’e uğurlandı