Maoist Komünist Parti (MKP) Merkez Komite/Siyasi Büro yazılı bir açıklama yaparak 1 Ağustos 2017 tarihinde Dersim’in Ovacık ilçesinde ölümsüzleşen Parti MK SB ve Sekretarya üyesi Yılmaz Kes ve HKO komutanları Sevda Serinyel ve Mahir Özgül’ü ölümsüzlüklerinin 8. yılında andı.

MKP Merkez Komite/Siyasi Büro yaptığı açıklamada, “8. ölümsüzlük yıldönümünde Yılmaz Kes, Sevda Serinyel, Mahir Özgül yoldaşları derin özlemimizle anıyor, komünist mücadele anıları önünde sonsuz saygıyla eğiliyoruz! Onlara andımızdır; bizlere devrettikleri mücadele bayrağını devrime taşıyacak, devrimci ideallerine bağlı kalacağız! Onları unutmayacak, unutturmayacağız!” dedi.

Açıklamanın tamamı şöyle;

Değerli halklarımız, Dostlar, yoldaşlar;

Türk hakim sınıflar devletinin ordu-polis-istihbaratı-çete-korucu-bekçi ve diğer militarist kurum ve örgütlenmeleriyle tam bir savaş örgütü olduğu karartılamaz gerçektir. Faşizmle nitelenen bu temel karakteri üzerinde çeşitli süreçlere özgü savaş konseptleri geliştirerek vahşi katliam ve kıyımlar gerçekleştirdiği gibi, işgalci saldırganlıklardan geri durmadığı da bilinmektedir. Uzun yıllara varan savaş pratiği içinde büyük tecrübeler biriktirirken, özellikle askeri alanda ve büyük bütçeler ayırma pahasına yüksek savaş teknolojisini envanterine ekleyerek taktik açıdan coğrafyamız ve bölgenin mazlum halkları için büyük bir tehdit ve büyük bir karşı devrimci güç haline geldi.

“Stratejik olarak büyütülmemesi gereken düşmanın taktik olarak küçümsenmemesi gerektiği” gerçeği bu şartlarda bir kez daha doğrulanarak açığa çıktı…

Yüksek askeri teknoloji temelinde taktik üstünlüğü ele geçiren düşman, gerilla savaşı güçlerine vurduğu ağır askeri-örgütsel darbelerden de aldığı motivasyonla, başta gerilla savaşı güçleri olmak üzere, bütün silahlı mücadele dinamiklerini ezip yok etme hedefiyle stratejik saldırı planını devreye soktu…. Kürt Ulusal Hareketi ve diğer devrimci güçler ağır düşman saldırılarına rağmen gerilla savaşında ısrar ederken, Partimiz önderliğinde Yılmaz KES (şahin) yoldaşın yetkin komutası altında savaşan ordumuz HKO güçleri de bu saldırılara karşı Sosyalist Halk Savaşı’nı kararlılıkla pratikleştiriyor, kahramanca direnişler sergiliyorlardı…

Düşmanın yüksek teknoloji donatılı savaş araçlarıyla geliştirip uygulamaya soktuğu yeni savaş konsepti gerilla güçlerine ağır darbeler vururken, devrimci güçler de bu yeni savaş konseptini ve tarzını algılamaya/çözmeye ve bu gerçeğe uygun yeni taktik tarzlar/manevralar gerçekleştirip yeniden konumlanmaya çalışıyordu.

Partimiz yaşanan bu ağır sürecin belli aşamasında, geç de olsa müdahale ederek bu yeni durum karşısında gerilla savaşını yürütmekte zorlanan gerilla güçlerini yeniden konumlandırmaya çalışmış ve gerilla savaşını yürütmenin ve sürdürmenin olanaklı olduğu şartların yaratılmasına (ve tüm askeri güçlerin kendini buna hazırlamasına) kadar özgün bir pozisyona geçmesini kararlaştırmıştır. Bu karar doğrultusunda güçlerin yeni konumlanma planı gerçekleştirilemeden ve bu müdahale planı temelinde, kendi inisiyatifleriyle yürüttükleri planın hazırlıklarında olan Parti Sekreterya Üyemiz Yılmaz KES(Şahin), Sevda SERİNYEL(Mercan) ve Mahir ÖZGÜL(Doktor) yoldaşlar bu süreçte faşist saldırılar sonucu hunharca katledildiler.

1 Ağustos 2017 günü Dersim/Ovacık kırsalında düşmanın faşist saldırısında ölümsüzleşerek adları devrim ve Parti tarihimize altın harflerle geçen Şahin, Mercan ve Doktor yoldaşların mücadele anıları önünde saygıyla eğilirken, onlar şahsında Halk Savaşı’ndan Sosyalist Halk Savaşı’na kadar devrimci savaş siperlerinde toprağa düşen ölümsüzlerimizi saygıyla anıyoruz.

Partimizin Komünist toplum perspektifli siyasi iktidar hedefiyle yürüttüğü proleter devrim mücadelesi, silahlı savaşla biçimlenen tarihsel pratik içinde ağır bedellerle göğüslenmiş ve günümüze taşınmıştır. Mücadele tarihimizin her karışında ölümsüz yoldaşlarımızın yarattıkları büyük değer ve kazanımları, anlamlı emekleri vardır. Bizlere bıraktıkları komünist mücadele mirasını onurla devralırken onların keskin devrim bilinciyle perçinlenen kararlı mücadele pratiklerinden öğreniyoruz-öğrenmeye devam edeceğiz.

Devrimin Gür Sesi Olalım, Öne Çıkalım…

Faşist AKP-MHP iktidarının çeşitli milliyetlerden işçi sınıfı ve halklarımıza reva gördüğü açlık, yoksulluk, baskı ve koyu faşist saldırılar her geçen gün artarak devam ediyor. Halk kitlelerini açlık ve yoklukla terbiye etmeye, karamsarlık ve kötümserlikle geleceklerini karartmaya, mücadele azimlerini kırmaya çalışması gerici iktidarlarının ömrünü uzatmaya yetmeyecektir.

Bu saldırılar karşısında devrimci mücadelenin yükseltilmesi, silahlı devrimci savaşın kararlılıkla savunulması elzemdir. Talanın, yolsuzluğun, kirlilik ve çürümüşlüğün, baskı-şiddet ve katliamların, kadın ve halk düşmanı, doğa düşmanı gerici-faşist barbarlığın kuşatması karşısında her türden meşru eylemin geliştirilmesi ise ertelenemez görevdir.

Şahin, mercan ve Doktor yoldaşlar faşizmin topyekün saldırıları ve kuşatması karşısında her türlü karamsarlık ve kötümserliğe inat, keskin devrim bilinciyle silahlı savaşta ısrar edip, devrimin gür sesi olarak haykırdılar! Onlar, her türden burjuva demagoji, manipülasyon ve çarpıtmaya bilimsel sosyalizm teorisiyle yanıt veren, her türden burjuva saldırıya kararlılıkla meydan okuyan mücadele kılavuzlarıdır! Onların cüretini kuşanarak bu göreve sahip çıkalım.

Devrim zora dayanır, bir şiddet hareketidir. Silahlı savaş biçimine bürünen şiddet eyleminin doğası acımasızlıkla doludur. Bu zeminde gelişen devrim mücadelesi sonuna kadar amansız olup, tamamen ölümcül bir süreçtir. Her devrim bunu unutmadan yola koyulur; her devrimci bu bilinçle savaşır ve devrimin bedellerini gönüllü olarak omuzlar… Bu bedeller alabildiğine ağır ve can-bedelidir. Bu bedeller devrimi geriletmez, aksine mücadeleye harç olur, sınıf bilinci ve kinimizi bileyerek devrimi güçlendirir.  Devrim bedelsiz olmaz. “Bedelsiz kavga, kansız savaş ve şiddetsiz devrim düşünülemez, yürütülemez ve başarılamaz. Bunda hiçbir burjuva çarpıtma, saptırma ve sulandırmaya yer yoktur. Temel kanun gerici zorun devrimci zorla alt edilmesidir.”

Onların bilimsel cüretini kuşanarak mücadeleye atılmak ve gecikmeksizin devrime azmetmek zorunlu görev ve devrimci tavır olarak önümüzde durmaktadır.

Onların devrim ve mücadele çağrılarına bağlı kalmak bir adım öne çıkarak devrimci ideallerini gerçekleştirme pratiğinde bulunmaktır. Onlar birer kızıl meşale olarak bizlere yol göstermekte, cüretkar mücadele kararlılıklarıyla devrimci azmimizi pekiştirmektedirler! Sadece onları anmak yetmez; çağrılarına uygun davranmaktır devrimci görev! Devrime cüret etmek, bayrağı yükseklere çekmektir onları yaşatmak!… Onları anmanın içten ve bir o kadar da devrimci olan yolu, Onların devrimci eylem ve mücadele pratiğini benimseyerek hayata geçirmekten geçer!…

Faşizmin imha hedefli saldırılarına karşı Şahin, Mercan ve Doktor yoldaşların tereddütsüzce ve kahramanca verdikleri mücadele ilham kaynağımızdır. Onların ölümsüz mücadele pratikleriyle bıraktıkları devrimci savaş mirası yoldaşlarının elindedir.

Selam olsun Şahin yoldaşa, Selam olsun Mercan ve Doktor yoldaşa, bin selam olsun! Devrimci pratiği kanlarıyla yazan mücadele tarihinin gerçek kahramanları Ölümsüzler ordusuna selam olsun!… Parti sekreterya üyemiz Yılmaz Kes yoldaş ölümsüzdür! Yılmaz Kes, Sevda Serinyel, Mahir Özgül yoldaşlar ölümsüzdür! Komünizme yürüyüşün bayrak taşıyıcıları ölümsüzdür! Sosyalist halk savaşçıları ölümsüzdür! Onların cüretini kuşanarak savaşı yükselt, partiyi geliştir, devrime yürü!

Önceki İçerikDevrim Hem Zor İşidir Hem De Zor İştir
Sonraki İçerikGazetemiz Halkın Günlüğü’nün 52. sayısı çıktı