İbo’nun okudukları-1/Muzeffer Oruçoğlu

İbo, 1966-67’de, Çetin Altan ve İlhan Selçuk başta olmak üzere bazı yazarları okumak için Cumhuriyet ile Akşam gazetesini sürekli izliyordu. Bu yazarların makalelerini kesip, okulun camlı duvar gazetesine yerleştiriyordu. Söz konusu yazarlar TİP’in ve Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın düzenledikleri toplantılara zaman zaman katılıyor, devrimci demokratik uyanışın ruhuna uygun etkili konuşmalar yapıyorlardı

HABER MERKEZİ(10.08.2017)-İbo, yoğun okuyan, mücadelenin sürekliliği ile okumanın sürekliliğini birbirlerinin şartı olarak gören bir insandı. Siyaset ve edebiyatı aynı anda izliyordu. Benim gibi satır altını çizme, kenar notu düşme gibi bir adeti vardı. Kitap ve dergi satışlarının olduğu Cağaloğlu’na zaman zaman uğrardı. En çok da Yaşar Kemal’in akrabası Kör Ramazan’ın işlettiği Ararat ile Zeki Öztürk’ün Öcü Kitapevi’ne uğrardı. Uğradığı bir başka yayınevi de Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın günde sekiz saat içinde oturup şiir yazdığı ve kitap sattığı Aksaray’daki Kitap Betik Evi idi. Bu kitap evine Oktay Akbal, Hüsamettin Bozok, İlhan Selçuk gibi yazarlar uğrarlardı zaman zaman. Fazıl Hüsnü, haftada en az bir iki şiir yazar, bunları beyaz karton üzerine kamış kalem ve çini mürekkep ile majüskül tarzda kartona yazar ve kitap evinin camekanına asardı. İbo da ben de o dönem şiir yazdığımız ve yoğun şiir okuduğumuz için düzenli bir şekilde Çapa’dan Aksaray’a iniyor, bu taze şiirleri okuyorduk. Polis, Fazıl Hüsnü’nün yazdığı her şiiri görevli savcıya ulaştırdığı için o kitapevi ilgi merkezlerimizden birisi haline gelmişti. 1966’da komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle Horoz adlı şiirinden dolayı da mahkemelik olmuştu Dağlarca. 1967’de ise Hasan Hüseyin Korkmazgil Kızılırmak şiirinden dolayı.

Şimdi gelelim İbo’nun 1966 ile 1973 arasında okuduğu kitap ve dergilerden benim anımsayabildiklerime.

İbo, 1966-67’de, Çetin Altan ve İlhan Selçuk başta olmak üzere bazı yazarları okumak için Cumhuriyet ile Akşam gazetesini sürekli izliyordu. Bu yazarların makalelerini kesip, okulun camlı duvar gazetesine yerleştiriyordu. Söz konusu yazarlar TİP’in ve Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın düzenledikleri toplantılara zaman zaman katılıyor, devrimci demokratik uyanışın ruhuna uygun etkili konuşmalar yapıyorlardı. Kalbimizin kitap ve hitap ışığına yöneldiği günlerdi ve  bizler bunları kalp kulağıyla dinliyorduk. 1967’de İbo, Cemal Süreya’nın Papirus, Vedat Günyol’un Yeni Ufuklar, Yaşar Nabi Nayır’ın Varlık, Hüsamettin Bozok’un Yeditepe, Türk Dil Kurumu’nun Türk Dili Dergisi, Mehmet Fuat’ın Yeni Dergi’si ve ayrıca Soyut Dergisi gibi edebiyat dergilerini izliyordu. Bu dergiler içinde en çok Yeditepe’ye ilgi duyuyor, bu dergide yer alan Dağlarca, Cemal Süreya, Edip Cansever, İlhan Berk gibi şairlerin şiirlerini okuyordu. Bu dergilerde yer alan Mayakovski, Neruda, Aragon gibi şairlerin yaşamlarını ve şiirlerini de tabi ilgiyle okuyor, notlar alıyordu. Aynı yıl içinde politik dergilerden Ahmet Say’ın sorumluluğunda çıkan Türk Solu, D. Avcıoğlu’nun çıkardığı Yön (Yılın ortalarından sonra yayınına son verdi.) ve Doğan Özgüden’in çıkardığı Ant dergisini okuyordu.

1967’de İbo, kitap olarak,  Onlar Uyanırken (Çetin Altan), İki Taktik (Lenin), Diyalektik Düşüncenin Tarihi (Selahattin Hilav), Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu (Sencer Divitçioğlu),  Celali İsyanları (Mustafa Akdağ), Sovyet Diplomatının Türkiye Hatıraları (Aralov), De Yayınevi’nden çıkan Saat 21-22 Şiirleri (N. Hikmet), Kurtuluş Savaşı Destanı (N. Hikmet), UNESCO tarafından ‘Dünya Kültürüne Hizmet Ödülü’ kazanan Bizim Köy (M. Makal), İnce Memed (Y. Kemal), Devlet Ana (K. Tahir), Kaplumbağalar (F. Baykurt), Ve Durgun Akardı Don (M. Şolohov), Drina Köprüsü (İ. Andriç), Suç ve Ceza (Dostoyevski). İbo, kaliteli eserlere yönelirken, iyi çevirmenlerinkine öncelik verirdi. Hasan Ali Ediz ve Selahattin Batu onun en çok beğendiği çevirmenlerdi.

İbo, adını zikrettiğim bu kitapları okuduğunda, yani 1967’de bir TİP’li idi. Sosyalizmi savunuyor; Kemalist hareketi, sosyalist hareketin güvenilir bir müttefiki olarak görüyordu. 

1968 eylem yılıydı; bana roman ve şiir yazmayı, sevgili aramayı bıraktıran, oldukça curcunalı bir yıldı. Buna rağmen İbo böyle bir yılda da okuma disiplinini sürdürdü. Süleyman Ege’nin çevirip, Bilim ve Sosyalizm Yayınları’nın yayınladığı Komünist Manifesto’yu okudu. Ardından Mehmet Selik’in veya Muzaffer Erdostu (Hangisi olduğunu hatırlamıyorum.) Kapitalin beş kitap halinde yayınlanan birinci cildini okudu. Bunlara ek olarak, Milli Kurtulş Savaşımız (Ho Chi Minh), Felsefenin Başlangıç İlkeleri (G. Politzer), Ne Yapmalı (Lenin) kitaplarını okudu.

1968’de edebiyat olarak, Ölmez Otu (Y. Kemal), Hasretinden Prangalar Eskittim (A. Arif), Umut (Andre Malraux) (Bu kitap aynı yıl yasaklandı.), Şikago Mezbahaları (Upton Sinclair), Ekmeğimi Kazanırken (M. Gorki), Benim Üniversitelerim (M. Gorki) kitaplarını okudu.

İbo, her yılın nobel edebiyat ödülünü kazanan yazarın dilimize çevrilmiş eserini mutlaka okurdu.

  

 

Önceki İçerikNesne ile Özne ilişkisi/Cafer Çakmak
Sonraki İçerikAKP’nin yeni rant hedefi Ayder Yaylaları