

HABER MERKEZİ(21.07.2017)-Türkiye-Kuzey Kürdistan’da toplumsal mücadele cephesinde ve sistemle olan çelişki ve tarihsellik bağlamında vuku bularak bugünlere kadar gelmiş olan ve güncelde de kendini her daim siyasal düzlemde demokratik ve devrimci bir zeminde ifade eden siyasal olgulardan biridir Dersim. Tarihsel olduğu gibi yine tarihselliği ile bağı içerisinde somutda da hem toplumsal mücadele cephesinde ve hem de sistem cephesinden sürekli önemsenen bir noktada durmaktadır Dersim. Dersim meselesine dair hem tarihsel ve hem de güncel olarak değişik muhetavlarda fikirlerimizi kamuoyuyla paylaştığımız için buradan tekrardan genel bir değerlendirme ihtiyacı gerek görmüyoruz.
Bugün esasen üzerinde kısacada olsa durmak istediğimiz ve kısaca fikirlerimizi ifade etmek istediğimiz konu son günlerde yine Dersim’de yaşanan bazı siyasal gelişmeler ve bu gelişmeler zemininde fırsat kollayarak ‘’Teröre’’ karşı yürüyüş yapma kararı alan CHP ve özelde de CHP milletvekili Gürsel Erol’dur. Öncelikle CHP ve Vekilini gerçek gerici ve faşist karakterine uygun olarak ve cesaretli bir çıkış yaparak devletin ve somut uygulayıcısı Erdoğan/AKP iktidarının kirli savaş politikalarını Dersim’de hayata geçirme noktasındaki çabalarından dolayı tebrik ediyoruz. Zira tebrik eden sadece bizler değiliz, bu üstün politik yeteneklerinden ve tavırlarından dolayı bizzat Erdoğan tarafından telefonla aranarak tebrik edilmiştir Gürsel Erol. Muhtemelen yakın bir zamanda Gürsel Erol’un bu politik yetenek ve tavırlarından dolayı Erdoğan tarafından kendisine devlet madalyası verilir. Ki bizce fazlasıyla hak ediyordur zaten.
Devlet terörünün bizzat temsilcisi ve savunucusu olan gerici ve faşist bir zihniyetin kalkıp Dersim’de tamamen gerici bir zeminde ‘’Teröre’’karşı bir tavır geliştirmesinin bizler ve Dersim halkı nezdinde zerre kadar bir karşılığı yoktur. Evet, Dersim’de bir terör ve zorbalık olgusu tarihsel olarak ve güncelde de vardır. Fakat bu terör ve zorbalık bizzat CHP’nin ‘’Ulvi’’ çıkarlarını temsil etmiş olduğu devlet terörünün ta kendisidir. Dolayısı ile karşı çıkılacaksa ve tavır alınılacaksa devlet terörüne karşı çıkılmalıdır. Fakat devletin Dersim’de birinci dereceden temsilcisi olan CHP’den bunu beklemek olsa olsa gözleri çıplak gerçeklere karşı kapalı olan ve sistemden nemalanan burjuva pragmatist ve liberallerin işi olabilir. Bize göre şaşılacak bir durum yoktur. CHP tamda kendi sınıfsal karakterine göre bir tavır ortaya koymaktadır. Pek anlayacaklarını sanmıyoruz fakat buradan bir kez daha altını çizerek belirtelim ki hala CHP’den adalet ve demokrasi beklentisi içinde olanlar acaba ne yapacaklar. Tutarlılık gereği bu cenahın Gürsel Erol’un arkasında safa girmesi gerekiyor.
Son söz olarak CHP ve Vekili Gürsel Erol bugün Dersim’de Erdoğan/AKP iktidarının geleneksel devlet aklının ve kirli siyasetinin temsilciliğini yapmaktadırlar. Dersim halkının oğullarının ve kızlarının kanlarıyla kızıla boyadıkları ve dağlarında özgürlük ve kurtuluş mücadelesini harladıkları bir tarihsel olguyu ‘’Terör’’ olarak nitelemek olsa olsa CHP gibi tescilli faşist bir partinin mahareti olabilir. Bu bağlamda Dersim halkı tarihsel direniş ve mücadele birikimlerini kuşanarak bu kirli politikalara asla pirim vermemelidir.



