Aktüel gelişmeler vesilesiyle Birlik/Birlikler Anlayışı Üzerine!-2

Komünizm Yürüyüşünün Stratejik Komutası Anlamında Komünistlerin Birliği Olarak Partide Birlik

Hangi sınırlarda olursa olsun, komünistlerin birliği, proleter dünya devrimi doğrultusunda biçimlenen parça devrimlerinden komünizm yürüyüşüne kadar tüm tarihsel kalkışmanın stratejik bir mevzisi, bu kalkışma ve yürüyüşün stratejik kurmayı ve karargâhını temsil etmektedir. Komünistlerin birliği dünyanın özgürleştirilmesi eyleminin yaşamsal şartıdır. Bu inançla komünistlerin birliğini her dönemde içtenlikle dile getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Komünistlerin birliğini küçük burjuva hesaplara karıştıranların iflah olmaz pragmatistler olduğu su götürmezdir. Birlikle oynanamayacağı öğütlenirken, komünistlerin birliğinin anlamına gerekli vurgu yapılmıştır. Birlikle oynamamayı birlikten kaçma olarak anlayan yaklaşım asla bu öğüdü anlamamıştır. Birlik için çaba harcamak ancak devrim ve komünizm kaygıları güçlü olanların işi olabilir. İlkeli birlik evet ama ilkeli birlik asla birliklerden kaçmak değildir. İlkesizliğin kendisi de bir ilke ise, ilkesiz tek bir şey düşünülemez. İlkeli birlik, birliğin ilkelisi veya birliğin ilkesi, yukarıda özetlediğimiz maddelerde belirtildiğinden başka bir şey değildir. Temel ilke, proletarya ve halkların çıkarlarını temsilen devrim ve komünist toplum amacının teori-pratikte savunulmasıdır. Bundan daha anlamlı bir ilke olamaz. İlkesiz veya oportünist olan birlikler, bu temelleri unutup es geçerek, bu temellerde esasa dair ödün verilerek ve aynı ideolojik, siyasi, örgütsel ilkeler zeminine esasta sahip olunmadığı halde gerçekleştirilen birliklerdir. Elbette ilkesiz oportünist birlikleri onaylayamaz, komünistlerin birliğiyle oynanmasına rıza gösteremeyiz

 

HABER MERKEZİ (17.08.2016)-Proletarya, çağın ve tüm sınıflı toplumların en ileri ve en devrimci sınıfıdır. Bu sınıfın ideolojik, teorik, örgütsel nitelikte en ileri-bilinçli unsurları komünistlerdir. Komünistler, toplumdan yalıtık dehalar olmayıp, Marksist doktrinin açıkladığı sınıflar mücadelesi yasasına uygun olarak dünyayı değiştirme eylemini asıl alıp komünizm perspektifi temelinde sınıf devrimi görevinde örgütlenen sınıf bilinçli proleterlerdir. Proletaryanın aynı perspektif ve somut görevler temelindeki ideolojik, siyasi ve örgütsel kurumsallaşması proleter parti ya da komünist partidir. Parti, komünist toplum amacı ve buna bağlı somut devrim hedefinde stratejik bir araçtır. Komünist partisinin nihai hedefi; kendisi de dâhil olmak üzere tüm sınıfların varlığına son veren koşullara vararak, sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız özgür bir dünya niteliğinde tek dünya toplumunun karşılığı olan komünizmdir. Gerçek sınıf kimliği bu amaçta biçimlenen proletaryanın, evrensel ve enternasyonalist karakteri esastır.

Proletarya enternasyonalizmi sınıf birliği ve kardeşliği temelinde özetlenen büyük özgürlüğün temel mayasıdır. Özgürlükler dünyası olan komünist topluma ulaşmak proleter dünya devrimini gerçekleştirmekle mümkündür. Proleter dünya devrimi, sınıflı toplumlar gerçeği ve bunun egemen olan biçimi emperyalist dünya gericiliği şartlarında hüküm süren dengesiz/eşitsiz gelişme yasasının ürünü olan koşullarda tek parça devrimlerinin gerçekleştirilmesi yoluyla olanaklıdır. Emperyalist zincirin zayıf halkalarından koparılması, doğrudan emperyalist sistem ve eşitsiz gelişme yasasından kaynaklanan nesnel dünya şartlarının zorunluluk haline getirdiği tek ülke devrimlerinin proleter dünya devrimi doğrultusunda gerçekleştirilmesinin ifadesidir. Dünya proletaryanın her parçadaki kolu olan proleter kurmayı enternasyonalist görevini esasta parça devrimini gerçekleştirmekle yerine getirir. Parça devrimlerinin gerçekleştirilmesi enternasyonalist görevin somut biçimidir. Enternasyonalizm, ezilen dünya halklarının sınıf birliği ve bunun önderliğinde tek dünya toplumuna muvaffak olmanın özüdür

Bütün bunlarda görülüyor ki, dünyayı yorumlamakla yetinmeyip onu değiştirmeyi esas alan yönelimle, sınıfın ve sınıf temelinde geniş emekçi yığınların kurtuluşundan başlayarak giderek tüm insanlığın kurtuluşunu özgür dünyayla taçlandırmak için komünistlerin önderliğinde dünya devrimi perspektifiyle sınıf devrimlerini gerçekleştirmek zorunlu bir şarttır. Bu şartın yerine getirilmesinde komünistlerin, dolayısıyla komünist partinin varlığı tayin edici öğelerdendir. Ancak komünist partinin varlığı kendi başına yetmez. Bu partinin komünistlerin birliği olarak anlamlanması veya komünist güçleri bağrında toplayarak birleştirmesi de bir o kadar tayin edicidir. Dahası, sınıfın ve emekçi halkın birleştirilmesi de zorunlu ihtiyaçtır. Sınıfın ve halkın birleştirilmesinin nesnel zemini sınıf çıkarlarıyken, bu birleşmenin aracı ve siyasi biçimi olarak komünist parti örgütsel temelidir.

Bir anlamda komünistlerin birliğinin ifadesi olan komünist parti, bu araçsal temsiline karşın, tüm komünistlerin fiilen birleştiği ya da örgütsel birliğini her durumda temsil ettiği anlamına gelmez. Pratik gerçek olarak da durum budur. Dolayısıyla komünist parti örgütsel yapısı dışında bulunan komünist güç veya komünistlerle birleşme hedefine daimi olarak sahip olmalıdır. Kuşkusuz ki bu çaba büyük-küçük ayrımı, grup-birey farkı gözetmeksizin komünist niteliğin birleşmesini sağlama anlayışıyla hareket etmelidir. “Bireyle birlik” bu yaklaşımın karikatürize ediliş biçimidir. Komünist sıfatı taşıyan bireyin birey olarak durması esasta düşünülemez. Ancak belli tarihsel şartlarda komünist bireyin örgütsüz ve birey olarak kalması mümkündür. Bu bakımdan tek tek bireylerle birleşme yaklaşımı doğrudur. Burada yine birlik biçimi gündeme gelerek önem kazanmaktadır ki, bireyle birlik biçimi bireyin partiye katılması biçiminde gerçekleşen bir birliktir.

Burada bir ayrıntıya dikkat çekelim ki, parti içindeki birliği aşan komünistlerin birliği meselesinde komünist partinin tek taraflı çabası hemen sonuç vermez, vermeyebilir. Zira birlik muhatabı veya tarafı olan diğer komünist güçlerin ya da partinin de müspet bir görüş ve pratik benimsemesi ile taraflar şeklindeki iki iradenin örgütsel birliği sağlanabilir. Ancak bu, komünistlerin stratejik birlik anlayışı ve yaklaşımını değiştirmez. Komünistlerin birlik perspektifi stratejik olmakla birlikte, bireyden gruba, örgütten partiye ve hatta farklı biçimde de olsa evrensel muhtevada geçerli olan bir birlik anlayışı, kavrayışı ve kapsamını ifade eder.

Farklı örgütsel yapı durumundaki komünist partilerin ya da aynı nitelikteki iki örgütün birliği realitesinde, birlik zemini öz olarak genel siyasi çizgide aranan birlikle gerçekleşir ya da biçimlenir. İki ayrı komünist partinin-gücün birleşmesi için öngördüğümüz genel siyasi çizgi paydasından kastımız ya da bu kastın muhtevası nedir sorusunu, tekrar etme pahasına da olsa bir kez daha açıklamakta fayda vardır. Komünist parti olarak demokratik-merkeziyetçilik ilkesine uygun örgütlenmiş olan ve komünizmin evrensel ilkelerini(temel ilkelerini) benimseyerek savunan durumdaki bu birlik muhatabı olan partinin genel siyasi çizgisi bağlamında aranan birlik özellikleri, sosyo-ekonomik yapıdaki uyumlu tahlilinden bağımsız olmamak kaydıyla; a)-ideolojide birlik, b)-devrim programında birliktir(bu bağlamda devrimin stratejisinde benimsenen temel taktiklerde ve örgütlenme ilkelerinde birlik). Bunlar komünist parti-örgütlerin birliği için yeterli olan şartlar olmakla birlikte, genel siyasi çizgide temsil edilen niteliği de belirleyen özelliklerdir. Maoist komünistler komünistlerin birliği meselesini bu özetteki gibi savunurken, bu çerçeve dışındaki muhtelif konulara ilişkin farklılıklar gerçeğini ve insan iradesinden bağımsız nesnel gerçekliğin ürünü olarak var olan fikir farklılıklarını, esasa tekabül etmeyen tali ayrılıkları, ayrıntılara has tartışmaları, taktik siyaset gibi bir dizi meseledeki fikir farklılığını; irade-eylem birliğini baltalamamak, merkezi birleşikliği bozmamak kaydıyla, komünistlerin birliğinin önünde engel görmez, görülmesini kabul etmez. Nitekim Sosyalist Yol ile Halkın Günlüğü arasında sağlanan birlik bu anlayış temelinde gerçekleştirilmiş, siyasi boyutuyla Maoist bir birliktir.

Bir konuya daha dikkat çekelim ki, nitelikli birlik tarifinde izah ettiğimiz iki ayrı komünist yapının örgütsel birliği şahsında, birlik zemini olarak belli maddeler halinde özetlenen söz konusu şartlar ortadan kalktığında birlik gündemi de objektif olarak ortandan kalkar, kalkmış demektir. Tek taraflı da olsa MKP ile TKP/ML arasında uzun süre gündemde olan ve MKP’nin 3. Kongresi’nde gerçekleştirdiği bütünlüklü değişimle birlikte ortadan kalkan birlik gündemi buna örnektir. Ne var ki, değişen şartlara bağlı olarak gündemden kalkan birlik, şartların doğru orantılı değişimi durumunda yeniden aktüel gündem haline gelebilir, gelir. Dahası söz konusu birlik biçimi gündemden kalkmış olsa da diğer birlik biçimleri kuvvetle geçerli bulunmaktadır. Ki, MKP ile TKP/ML arasındaki birlik gündemini ortadan kaldıran değişen şartlar, ideoloji ve komünist niteliğin temel ilkelerinde değil, ülkenin sosyo-ekonomik yapı tahlili ve buna bağlı devrim programı gibi şartlardır. Yani esasta somut meselelerdir. Dolayısıyla somut tahlil-tespit meselelerinin TKP/ML cephesinde doğru orantılı değişmesi esasta mümkündür. Yani şartların yeniden birlik gündemine uygun hale gelmesi mümkündür. Özellikle belirtelim ki, TKP/ML komünist olmanın temel ölçülerinde esasta komünist nitelik taşımaktadır. Devrimin zora dayalı olması, proletarya diktatörlüğü(bu konu da MKP’de biçimsel bir fark olsa da), komünist partinin önderliği ile devrimin proletarya iktidarı koşullarında sürdürülmesi -Kültür Devrimi devrimlerinin savunulması- ilkelerinde olduğu gibi, temel örgütlenme ilkesi olan demokratik merkeziyetçiliğe dayalı örgütlenme ilkesi, ideoloji-uluslararası çizgi ve proletarya enternasyonalizmini benimseme gibi bir dizi esas meselede komünist pozisyondadır. Değişen şartlar ülkenin tahlili ve buna bağlı olarak devrim programı, stratejisi gibi konulardır. Elbette bunlar önemsiz değildir. Önemsiz görmediğimizin kanıtı da somut birlik önerisini gündemden kaldırmış olmamızdır. Ülke tahlili çerçevesinde vücut bulan devrime ilişkin somut tahlil ve tespit meselelerinde hatalı olması onun komünist niteliğini esasta ortadan kaldırmaz. Fakat zaafa uğratır.

Başlığımızın sonuç sözlerinde, büyük-küçük, grup, çevre, örgüt-parti ve hatta tek tek bireyler olsun, hiçbir fark gözetmeksizin tanımladığımız birlik şartlarına sahip olan muhataplara örgütsel birlik çağrımızı yineliyoruz. Günün siyasi gelişmeleri devrimci eylem ve güç birliklerini, devrimci ittifak ve birlikleri ihtiyaç haline getirdiği gibi, komünistlerin birliğini daha yakıcı görev kılmaktadır. Komünistlerin örgütsel birliğinde olduğu gibi, devrimci güçlerin şartlı birliklerinin gerçekleşmesi veya gerçekleştirilmesinde de duyarlılığımız devam etmektedir. Dahası uluslararası komünist hareket ve devrimci hareketin birliklerini de aynı derecede önemsemekteyiz.
 

Yukarılarda değindiğimiz gibi temel ilkeler, genel siyasi çizgi veya belirtilmiş olan birlik kriterleri komünistlerin birliğinde aranması gereken özellikler iken, bunlar dışında kalan çeşitli fikir ayrılıkları, taktik siyaset konularındaki farklılıklar, bazı örgütsel mesele ve politikalar, güncel siyaset gibi tali konu ve ayrıntılarda ifade bulan bir dizi nüans komünistlerin birliği önünde engel olarak değerlendirilemezler. Bu ayrılıklar tek parti içinde de gündeme gelen veya var olan farklılıklardır. Bu farklılıkların komünistlerin birliğinin önünde engel olmaması ve aynı zamanda mevcut birliğin bölünmesi için sebep olmaması, bu farklılıkların demokrasi ilkesine uygun iradeleştirilebilmesi gerçekliğidir. Yani bu nitelik veya farklılıklar, parti içi demokrasi çerçevesinde çoğunluğun iradesiyle karara bağlanıp irade tarafından merkezileştirilmiş olan görüş temelinde hareket edilmesiyle “çözüme” bağlanmış olur, sorun olmaktan çıkarılarak bir zenginlik ya da fikir mücadelesi konusu olarak kalırlar. Demokratik-merkeziyetçi ilke temelinde örgütlenen Maoist Komünist Partisi, fikir ve taktik meselelerine dair tali sorundaki tüm farklılıkları demokrasi temelinde merkezileştirerek ele alır ve bu farklılıkları nesnel bir durum olarak telakki eder. Evet bu nitelikteki farklılıklar ayrılığın gerekçesi olamaz ve birliğin önünde de engel görülemezler ama bunların üstünde esasa dair farklılıklar ya da ilke ve temel anlayış sorunları-farklılıkları elbette ki birliğin önünde engeldirler. Çünkü bu nitelikteki sorunlar hem genel doğrultunun saptanması veya tayin edilmesinde belirleyicidirler ve hem de bu sorunlar demokratiklik ilkesi çerçevesinde hal yoluna gidilecek sorunlar olarak görülemez, demokrasi metoduyla çözülemezler. Zira ilke ve anlayış sorunları, tali farklılık ve sorunlar gibi, çoğunluğun oyuyla veya iradesiyle karara bağlanacak sorunlar değildir, karara bağlanamazlar. İlke çoğunluğa göre belirlenemez, aynı biçimde anlayış çoğunluğun oyuna göre doğru ya da yanlış çıkarılamaz. Ancak tali değimiz sorunlar kapsamındaki meseleler esasta ilke ve anlayış sorunu değil, taktik anlayış-siyaset sorunudurlar, dolayısıyla bunlarda esnek olunabilir, tavizler verilebilir ve çoğunluğun oyuyla karara bağlanabilirler.
 

Temel anlayış ve ilke, devrimin zora dayalı gerçekleştirilmesidir. Halk kitlelerine zarar verilmemesi bir anlayış ve ilke sorunudur. Çoğunluğun kararıyla, yani demokratik metotla bu anlayış veya ilkeyi değiştiremez, değişimini kabul edemeyiz. Temel anlayış ve ilkede esasa dair farklılık gündeme geldiğinde elbette belirleyici olan demokratik yönteme göre çoğunluk görüşü değil, temel ilke ve anlayışın temsil edilmesidir. Bu temel sorundaki farklılık belirli şartlarla birlikte doğrudan örgütsel ayrılık gerekçesidir. Kuşkusuz ki, demokrasinin uygulanması ya da geçerli olup olmaması örgütsel ayrılıkta önemli bir unsurdur, fakat demokrasi tek başına ayrılma ya da ayrılmama tavrını belirlemeye yetmez. Temel anlayış ve ilke sorunlarında gündeme gelen farklılıklar belirli bir iç ideolojik mücadele sürecinden geçer, geçmelidir. Bu süreç tüketildikten sonra, demokratiklik ilkesi geçerli de olsa ayrılma tavrı bir haktır ve doğrudur da. Tabi ki, ayrılıklara hemen-erken tevessül etmek doğru değildir. Ayrılık zemini nesnel olarak olmasına karşın içte ideolojik mücadele süreci yeterince tüketilmelidir. Temel sorundaki farklılık tespit edilir edilmez ayrılık yolunu tutmak en hafifiyle kolaycılıktır, basite kaçmaktır. Bu farklılıklar ikna ve dönüştürmeye dönük gerektiği kadar çaba gösterilmeden hemen ayrılık gerekçesi yapılarak erken ayrılıklara girilemez.

Temel ilke ve anlayış meselelerinin oylamayla, çoğunlukla, demokrasiyle karara bağlanmasının doğru olmadığının altını çizerken, taktik politika ve örgütsel sorun kapsamındaki tali sorunların demokrasi kapsamında çoğunluk iradesiyle karara bağlanmasının doğru ve gerekli olduğuna da dikkat çektik. Örneğin, “seçimlere girelim mi, girmeyelim mi” meselesinde izlenecek siyaset taktik siyasettir ve bunun demokrasiyle karara bağlanması tamamen mümkündür, doğrudur. Ancak taktik siyaset konularında da tüm meseleyi oylamaya-demokrasiye havale ederek, ideolojik mücadeleyi, değişip dönüştürmeyi ve ikna çabasını unutamaz, rafa kaldıramayız. Zira taktiğin stratejiyi kemirdiği tecrübeyle sabittir. Bu anlamda taktik politika sorunları tamamen boşlanarak önemsizleştirilemezler. Taktik politikada sistemli olarak izlenen sağ ya da sol siyasetin süreci ve stratejiyi de etkileyip renk vereceği unutulamaz

O halde, somut konu ve mesele ile temel ilke ve anlayış sorununu içeriklerine uygun olarak ele alıp isabetle ayırırken, tali-taktik dediğimiz meseleleri hiçleştirme düzeyinde tamamen önemsiz şeyler haline getirmemeliyiz. Yılarca esas dediğimize sarıldık, tali dediğimiz şeyi adeta unuttuk. Bu hatalı kavrayış ve tutumun sonunda çok ciddi tahribatlara yol açıp kendimizi birçok alandan yalıttığımızı gördük. Oysa tali deme önemsiz demek değil, daha önemli olanın yanında daha az önemli olma demektir. Yani, esas karşısında daha az önemdedir ama bu önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir. İşte bu kavrayışta sol yorum ya da kavrayışla ciddi tahribatlara sebep olduk. Taktiğin stratejiyi kemirmesi belirlemesi bu anlamda da son derece önemli, isabetli ve bilinç açıcı bir tespittir.

 

İlgili Makama

Aktüel Gelişmeler Vesilesiyle Birlik/Birlikler Anlayışı Üzerine!-1

Önceki İçerikÖ.Gündem; Boyun eğmeyeceğiz manşetiyle çıktı
Sonraki İçerikAktüel Gelişmeler Vesilesiyle Birlik/Birlikler Anlayışı Üzerine!-3